english
Ve O Zamanlar Mutsuzduk. Hey Gidi Günler Hey
29 Eylül Perşembe 2005 - 15 Ekim Cumartesi 2005

Belli, ressamlık serüvenini şu sözlerle anlatıyor: “Benim ressamlığım Orhaniye askeri cezaevinde başladı. İlkten yağlıboya ile çalışıyordum. Van Gogh’dan ve Cezanne’dan kopyalar ve portreler boyuyordum. Ressamlık iddiam yoktu. O yüce bir meslektir. Ben haddimi biliyordum.”

Böyle diyor ama ardından ünlü dolandırıcı Sülün Osman’a dair şu anısını anlatmayı da ihmal etmiyor; “Sülün Osman’ın yağlıboya portresini yapmış, kendisine armağan etmiştim. Sevinmişti. Resmini boynuna asmış hapishaneyi dolaşıyor, tespih satıyordu. Bir sabah erken, boş avluda resim boynunda dolaşıyordu. Ben kendisini siyasi koğuşun penceresinden seyrediyordum. Osman gözetlendiğinden habersiz, ikide bir resmi kendine çevirip öpüyordu.”

Bir ressam için bundan daha anlamlı övgü olabilir mi? Ne yazık ki bu sergide Sülün Osman’ın resmi yok. Belli Adana merkez cezaevine nakledildikten sonra da ressamlığa devam ediyor: “Orada boncuk ören arkadaşlara yardımcı oldum. Kareli kağıt üzerine desenler çizdim. Daha çok manzara resimleri, dağlar, yelkenlilerin yüzdüğü denizler, uçan kuşlar vb. Sevim Belli’ye boncukla işlenmiş portresini o günlerde gönderdim. “

“Ve o zaman mutsuzduk. Hey gidi güzel günler”  adlı sergi bu çizimlerin ve öykülerin ekseninde gelişiyor. Çizimlerin ve öykülerin kahramanlarıyla ilgili bazı fotoğraflar, belgeler, yerli ve yabancı televizyon kanallarının Mihri Belli ile yaptıkları görüşmelerin videoları, sergide yer alıyor. Boşaltılan Sinop cezaevinin görüntülendiği bir dizi fotoğraf ve video sergiye eşlik ediyor.
“Sinop Cezaevi boşaltıldı ama ötekiler tıklım tıklım dolu. Ve oradaki mahpuslar Sinop’un hasretini çekiyorlar. İnfazın insanileştirilmesi için verilen savaşım, soylu bir savaşımdır” diyor Mihri Belli.  

Mihri BELLİ
Henüz haber eklenmemiştir.
Henüz bir çalışma eklenmemiştir.